Fotoğraf mı çekeceksiniz? Video mu? Belki ürün tanıtımı, belki de sosyal medya için kısa bir reel… Hepsinin ortak bir ihtiyacı var: Işığıyla, ses yalıtımıyla, ekipmanıyla sizi yormayan profesyonel bir alan. İşte tam bu yüzden Küçükçekmece kiralık çekim stüdyosu arayışı bu kadar değerli.
Çünkü İstanbul’un karmaşasından uzak ama her yere yakın. Çünkü bütçeyi zorlamadan kalite sunuyor. Çünkü kapısını açtığınızda “Tam da burası” dedirten o his var…
İşte onu burada buluyorsunuz. Şimdi asıl soruya gelelim: Sizin çekiminiz nasıl bir stüdyo istiyor?
En çok sorulan soru bu. Çünkü kimse cebini bilmeden çekime adım atmak istemez. Küçükçekmece’de fiyatlar genelde stüdyonun büyüklüğüne, ekipman dahil olup olmamasına ve kiralama süresine göre değişiyor.
Bazı stüdyolar “ışık bizden, kamera sizden” modunda çalışırken, bazıları tam paket sunuyor. Saatlik kiralamalar genelde daha bütçe dostu, özellikle kısa sosyal medya çekimleri için. Ama uzun prodüksiyonlar için günlük kiralama daha avantajlı oluyor. Bu arada Ofisera’nın sunduğu stüdyo alanlarında fiyat politikası net. Bu da en az ortam kadar huzur veriyor.
Her stüdyo her çekime uymaz. Bu durumu özellikle çekimle uğraşıyorsanız kesinlikle takdir edersiniz. Mesela moda çekimi yapacaksan geniş alanlı, bol ışıklı bir yer şart. Ürün tanıtımı yapacaksan arka plan kontrolü önemli; siyah fon mu, beyaz mı, yoksa konsept duvar mı? YouTube ya da podcast içeriklerinde ses yalıtımı ilk sıraya geçer.
Reklam çekiyorsan mutlaka ekipman listesine bak , ışıklar yeterli mi, tripod sağlam mı? Küçükçekmece’de çoğu stüdyo çok amaçlı görünür ama aradığını bulmak da önemli olcaktır. Örneğin Ofisera’nın sunduğu alanlar özellikle kurumsal içerikler ve ürün tanıtımları için biçilmiş kaftan.
İlk soru basit: Ulaşabilir miyim? Metrobüsle gidiliyor mu, otopark var mı, ekipmanı taşırken yarı yolda bayılır mıyım? Sonra akustik… Duvarlar yankı yapıyorsa post-prodüksiyonda kendine kızabilirsin. Elektrik priz sayısı bile önemli. Tripodu koydun, ring light’ı taktın, bir baktın kablo uzanmıyor. Bir de özel isteklerin varsa ; makyaj köşesi, dinlenme alanı, kahve makinesi gibi, önceden sormayı unutma.
Neyse ki Ofisera, Florya ve Beşyol metrobüs duraklarına 5 dakika yürüme mesafesiyle seni hem yol derdinin çilesinden kurtarıyor, hem de bir çekim stüdyosunda aradığın her niteliği sunuyor.
Bu tamamen çekimin doğasına bağlı. Kısa sosyal medya içerikleri, reels ve ürün görselleri için saatlik kiralama en mantıklısı. Hem hızlı gir, hızlı çık, bütçeyi yorma. Ama ekipli bir çekim yapıyorsan, storyboard uzunsa, ışık ayarıyla yarım gün boğuşacaksan saatlik kiralamak hata olur. Bu sefer stres çekimden çok saate döner. Günlük kiralamalarda hem daha rahat çalışırsın hem de çoğu stüdyo indirim yapar. Ofisera’da da durum böyle; “gel işini rahat rahat yap, zamanla yarışma” diyorlar adeta.